Yaşamayı hiç istemeden hayata bu kadar sarılmak nasıl mı çocuk?
büyüdüğünde hayat omuzlarına basa basa devam edicek
suyun altında nefes almayı öğrendikçe daha da anlamsızlaşıcak herşey
kabul etmek hep uzak kılıcak seni
adın gibi emin olucaksın söyleyemiceklerinden
bilmek canını yakacak
oynıcaksın hep...
nefret bile ediceksin belki
gülümsiceksin ama..
büyüdüğünde bambaşka olucak hayatla ilişkin
unutmanı isticek öğrettiği her şeyi senden
kabul etmen gerekicek sorgusuz sualsiz
istemediklerinle mutlu olmak tek çaren olduğunda
başlıcaksın kendini kandırmaya...
en iyi en düzgün olucaksın
parmakla göstericekler seni
yetmicek sana...
hep eksik kalıcak parçaların
bi yara içinde sonsuza dek kanıcak gibi...
bi yanın sürekli acıcak...
hep tuzak olucak
gözyaşı ve umut sanaöyle şeyler gelicek ki önüne
en eşit parçanı bile arkanda bırakıp yola devam ediceksin...
öyle şeyler geçicek ki önüne
arkasında kalıcaksın en yakın sandıklarının...
öyle bi an olucak ki
kendinden başka kimseyi göremiceksin olduğun yerde
elin kolun bağlı
mecbur kalıcaksın kabul etmeye
sorular cevapsız kaldıkça farkına varıcaksın
yine de bişey diyemiceksin kendine...
yorulucaksın
ağrıcak istemeden yürümekten heryerin
sağırlaşmayı öğreniceksin zamanla
değiştiğini fark edip üzülüceksin...
çocukluğunun elinden akıp gittiğini anlıcaksın
hiçbişey gelmicek elinden...
yalnızlığına kaynaşıp
korkularının tümünden sıyrılıcaksın...
canını yakabilene
ödül vericek gibi davranıcaksın
oturup bunları düşündüğün bigün
umudunun bile yorgun olduğunu görüceksin
zor gelicek zorunda kaldıkların
herşeyi unutarak göçmek isticeksin
içindekilerden uzaklaştıkça körleşiceksin
tıpkı benim gibi sende
rastladığın her çocuğa sarılıp anımsıycaksın kendini...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder