12 Aralık 2010 Pazar

plum & cinnamon






lipton plum & cinnemon!
artık favori çayımız...bi de elma kurusu...dene  mutlaka...biliorum seversin..

sahi!hala düşünüorum ...hatta düşünüorum hiç mi yazmasam diye… 
yazmasam belki hayırlı olucak ama…

aslında tek bişy biliorum
biri okusun diye yazmıorum artık...
biri gitti...
çünkü'sünü de şimdilik geçelim…
yazmak artık heyecanlandırmıo beni...


 iki yol buldum o gittikten sonra...
biri dünyanın bütün adreslerine giden
diğeri ise evime...
iki soru sordum kendime
kalmak mı iyi
gitmek mi...
bi mug'a iki çay doldurdum
plum & cinnamon :)
öyle soğumuş ki senin çayın...
içim üşüdü aşkım...
çok soğuk oldu ev bu gece...

camdan dışarı baktım 
birbiriyle çelişen iki varoluş arasında kaldım … 
ve hala neyi düşündüğümü düşünmeye başladım...

bilio musun kocaman aşkta hiç el ele yürüyememişiz biz
kar yağdığında ısınıp sevişememişiz
yeni yıla birlikte gir(e)memişiz
pasta savaşı yap(a)mamışız ii ki doğuk günümüzde
uzun bi tatile gidememişiz dünya ülkesine...
kötü günümüzü paylaşamamışız bu kadar severken biz..

sinamaya gidip kusana kadar popcorn yiyememişiz mesela hiç...
sıradan  ol(a)mamışız biz sevgilim... 


böyle işte...bildiğin gibi...
şimdi nerelere kimlerle ne derece gideriz...
 belki sadece
"yanına baktığında diil tavana baktığında gördüğündür sevdiğin"misali yerlere... 
belki de ....

şimdilik yüreğimde bi "umuda kurşun işlerse bu masal  biter" bahanesi...
uykudan önce kandırıorm işte  kendimi...


p.s. plum&cinnamon beyaz üstünde bordo leke yapıo aklında olsun...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder