siz bu aşktan hiç doğ(a)mayacaksınız üzgünüm..babanız bizi terk etti...
ama hiç tanış(a)mayacağınız kardeşleriniz olacak sizin...oyunlar oynayacaksınız hep birlikte :)
evvel zaman içinde;
santranç masasında oynanan bi aşkta
şahımızı devirdik bahtımıza gittik biz :)
görünüşte yaptığı hamle fedakarlıktı belki de...
hem de tüm hamleleri unutmaya hazırken ben!
filini de vermişti bana...
yedim!
bundan sonra her şeyin güzel olacağı inancıyla...
o ise gergindi
tahtayı süzüp
"şah!"dedi!
elimde fil kahkalara boğulup giderken
yüzme bilmediğimizi çabuk unutmuş gibiydi!
kuralların oyunuydu bu
ben ve benim gibilerin dill
şah'ım korktu
kendisini önemli görüp sevinen şah'ım..
tüm taşlarım dudaklarını kemirirken
böylesi bi saldırı beklemiyorlardı işte...
onlar bile anlam verememişti yani
neden oynuoduk biz bu oyunu
neden karşıma düşmanım gibi oturdu sanki?
acımasızdı rakibim
oyuna kaptırmış kendini
"şah!"
oyun tahtası harabeye döndü
biz de öyle...
bişeyler yıkılıo
bişeyler yok oluo
güç savaşına dönüşüodu herşey
"rakibini yenemezsen o seni yener" sesleriyle hem de...
ben rakip değildim ki...hem de hiç kimsenin rakibi!
şimdi belki ben
hatalarımdan ders alıp ustalaşabilirim,önüme geleni paramparça edip, fillerime ezdirebilirm...kalelerimde zindana attırıp.alay ederim belki de..."bilmiosan oynama"derim..
ta ki onlar da ustalaşıp acımasızlaşıncaya kadar...
kimbilir...
yok!
olmamalı böyle...
bu oyun olmamalı
rakip olunmamalı
düşmanlık olmamalı
satranç oynanmamalı!
kalktım
"oyunun senin olsun" dedim...
küçümseyerek baktı
"karşıma çıkmayacaktın!şimdi böyle zavallıca gidersin işte" diye
arkasına yaslandı....
gittim
bu oyundan kaçtım
çok eski...kuralların oyunuydu bu
ben ve benim gibilerin diil...
garip bi oyundu...çok garip...
karmaşık
ve ben hiç sev(e)medim...
farkında olmadan oturduğum satranç masasında rakibimin gözlerini arıodum...
ben'i buldum :)
işte sevgili kızım ve oğlum
bi oyundu bu hikaye...
anlattım size
bi gün siz de kardeş kardeş oynayın diye :)