çok vedamı anlattım kağıda ama ilk defa bu kadar düğümlendi harfler boğazımda ve ilk defa bu kadar içten gülümsedim yazarken aslında...
19 yaşımda tanıştım onla,ne yalan söyliyim pek ısınamadım ilk önce...ama o azimliydi kapıdan kovdum gerçek anlamda şöminenin bacasından geri geldi :) o gün anladım biz birbirimizin hayatına girmiştik artık!
bugün gibi...
bir elimde bavul bir elimde O..
evden ayrılırken annem tutuşturmuştu elime,iyi ki...
adını da "minik"koymuş,anlamsız!küçük bi kafa üstünde 2 adet eşek kulağı!!üstelik arka ayağı da topal...bu isimle sevimli kılacağını düşünmüş olmalı :)
ne fark eder ki,nasılsa umrumda diildi...
somon rengi kedi olur mu hiç?üzüm gözlü?topal ayağına inat sağlam kediden daha hiperaktif ve komik?bi kedi bu kadar geveze olabilir mi peki?bu kadar duygusal?zorla kendini sevdirebilir mi bi kedi???
EVET :)
hem adı da hiç yakışmamıştı ona ya...derken...tv de "evde tek başına"...amanın!!!bunun adı artık kesinlikle KEVIN!!
bu çocuğu bin satırda anlatsam okuyana "alt tarafı bi kedi" gelir...ıı-ıh!diil!
onu tanıyan bilir,bu yazıyı sadece onla yaşamış olanlar anlar...
15 sene geçti,birbirimizi hiç acıtmadan...mesela o beni hiç tırmalamadı ben onu hiç incitmedim...oyuncak ayım gibi :)her ağladığımda boynuma koydu kafasını göz yaşlarımı yaladı...
insanların dediği gibi;alt tarafı kedi!nankör bi hayvandı!
doğuştan astımlı,böbrek hastası,topal oğlum benim :) 7 yıllık hakimiyetten sonra eve ruh hastası Şeroyu getirdiğimde bile ondan yediği dayaklara rağmen sabırla baktı,temizledi,büyüttü hatta onun yemeğine göz diktiğinde yemesi için hep izin verdi kenara çekildi :)
insanların dediği gibi kedi işte!hakkaten nankör hayvan....
onca kronik hastalığa direndikte yaz sonu yakalandığımız üst solunum enfeksiyonu yendi bizi...ilaçlar böbrekleri bitirdi,akciğerler gitti,astım krizleri haddini aştı son 15 gün bizim canımız çok acıdı...hepimizin...şeronun,benim,annemin,özgemin ama en çok canım somonumun...üzüm kedimin...kendi kendine yemek yiyemez su içemez haldeyken bile sürüne sürüne tuvaletine gitti son anına kadar...
insanların dediği gibi kedi işte,evde beslenmez pis hayvan!
ruh hastası şero bile başka oldu,hasta bakıcı mübarek :)nasıl dikkatli nasıl şevkatli...sürekli sarıldı sürekli yaladı sürekli yanında...
kedi işte,ciddi anlamda nankör hayvan...
böbrekleri 2 portakal büyüklüğünde ele gelir olmuş ben mesanesi dolu özge getiryim sonda takalım diyorum hala...muayene anında özgemin tepkisi bi hekime ait diildi...benden beter kedi sahibi...onun cümlesiyle "ama bu kevın ya"...bilemedik napalım,ilaç versek böbrek kaldırmaz,vermesek nefes alamaz...en az 2 gün en fazla 1 hafta dedik...uyutsak...kıyamadık...direndik mi eziyet mi ettik bilmiorum ama onun nefes alma özgürlüğüne kıyamadık biz...
ta ki...
bu kararı bugün çok zor verdik...iyileşme ihtimalinin hiç olmamasını geçtik gözümüzün önünde çektiğiydi içimizi sızlatan...
gerçekten seven için insan,hayvan farketmiyor...gerçekten seven için ama...sorumluluk,emek,sevgi,paylaşım yaşanan...farkı yok insandan!
bugün onun en zor günüydü...
ben görmeden olsun diyemedim...
bugün ömrümün en zor günüydü...
belki de en zor kararı...
sarıldım,konuştum,öptüm,sevdim,patisini tuttum son ana kadar...biliyorum ben varken korkmaz o...serumu taktık,ilacı verdi özgem yine hekimlğini bi kenara bırakıp aslında :)günlerdir ağzında aynı cümle.."ya bu kevın ama"...
evet bu kevın ama...biz canımızdan geleni yaptık...yanlış yaptığımız bişey olduysa affet bizi kevınım...15 sene için çok ama çok teşekkür ediyorum sana...nereye gittin bilmiyorum,rivayete göre iyiler cennete...iyi kediydin,iyi bilirdim :)
şimdi gittiğin yerde güzel rüyalar gör,rüzgarlarla oyna özgürce...ara sıra da bana uğra rüyamda...
ve sevgili insanoğlu,nolur bi kedinin yarısı kadar nankör olun!o bile yeter bana!
p.s. bi kedi insana itaat etmez..o yüzden adı "nankör"dür!ama aslen bi kedi nankör diil sadece özgürdür!ve gerçek sevgi özgür bırakmaktan geçer ;)
