her satırı kendi yazdığı ironik hikayenin en korkak kahramanıdır insan...
çünkü
en çok kendimizi kandırmayı severiz biz..
ironiğiz!
gün gelir inan(ma)dığımız kişiyi bile üstümüze dikeriz...
mutluluklar çabamızın ödülü,mutsuzluklar kaderin oyunu...der...yaşar gideriz!
öyle ya biz hata yapmayız hiç...
göz göze gelmenin yeterliliğinden kaçıp tenin hafızasından korkarız!aşkı da piç gibi ortada bırakıp..hiç bişy olmamış gibi yaşarız!
BİZ!
hem de BİZ!
işte biz
böyle herşeyi hak ederiz...
şimdi zaman oturup gerçekler kurma,karbondioksit alıp oksijenden kaçma zamanı..hesaplar yapıp koyun uyumlarında...mantık doğurma ama sezeryanla!adını "gerçek hayat" koyup bi de gerçek dostlarla şaşalı bi kutlama..aman ha (e)beni unutma!! :)
sahi kullanma kılavuzunda tam olarak ne yazıodu senin dünyanın?
yıpranmış yaşama talimatında hangi madde bunca mutlu etti aniden seni :)
yaşa(MA) talimatı!
sahi sen hiç anka düşü gördün mü bizden sonra?hani küllerinden doğan kuş öyküsü...
dedim ya göz göze gelmenin yeterliliğinden korkup,ten hafızamızdan kaçtık biz...
olsun!!çok da iyi yaptık!!
nasılsa biz herkesi kandırmaya ilk önce kendimizden başlarız!
"sevgili sevgilim
keşkelerle dolu mutluluk yolunda gözlerin faltaşı gibi kapalı kalsın dilerim ...ben zaten seni hiç sevmedim!nefes borumuda o yüzden kestim!!aşkım failsiz kalsın istedim!ve cesedimi sana emanet ettim...biliorum cinayet mahaline dönüceksin!çünkü sen de beni hiç sevmedin..."
yazılı not bulundu kadının göğsünde...
tam sol kısmında...
teniyle bütünleşmiş...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder