...öldü
sen
ona hasret kadın...
bişey olsa herşeyi bırakıp koşacak gibisin hala
belleğin kirli
hayali tanımıo gibi kalbin...
duyduğun her kelime
fırtına beyninde
inat olarak mı adlandırılıo içinde ki kabristan?
siz
sözde aşık adamlar...
bitevi yükünüzü ona taşıtmak çok mu kolayınıza geldi?
kendinizi mi rahatlattınız?
onu mu kandırdınız?
ya da
kaçabildiniz mi gerçeklerden?
eğer unut(a)madıklarını sizler unutmayı başarmış ve gönlünüz rahatsa bugün
mutluluklar!!!
durun
söylemeyin!
acıo yaralarınız...
onu piç gibi ortalıkta bırakıp gittiğinizde
yüzüne değin koşup görünücek delilikleriniz yoktu..
yüzüne değin koşup görünücek delilikleriniz yoktu..
zır akıl sızdırırdınız hepiniz!
ama onun satranç tahtası aynı
siz olsanızda/olmasanızda....
bir gün içinde sapacaktı yollar küçük bahçesinden uzaklara
bir gün içinde sapacaktı yollar küçük bahçesinden uzaklara
elbet bir gün onun da ansızın saçlarına dokunacaktı kader...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder