22 Haziran 2011 Çarşamba

öküzler konuşur mu?



 



hiçbişeyin tesadüf olmadığını bin kere daha anladığım ve eskiden üzüldüğüm "olan bitenlerin" aslında hayrını fark ettiğim keyifli günlerin içindeyim :)

değişimleri,gelişimleri,her şerden gelen hayırlı şeyleri,fark etmeyi,affetmeyi,görünenin ilerisini görmeyi ve bu halimi sevmeyi öğrendiğim bir zaman dilimi...

ök(s)üzlerimden 2 örneğin bi güne denk geldiği,olan biteni dillendirdiğim arkadaşımın da aynı dertten hatta aynı ök(s)üzden sitem ettiği,üstüne konuyu okuyan bir başka can'ın yana yakıla "ben deee" dediği,işte böyle sebepli bir çarşamba gecesi :)
olamaz mı?
olabilir ;)

ök(s)üz tasvirinin üstüne,"bir ök(s)üz'ü tanıma emareleri"ni de yazmak iyi gelir dedim kendi kendime...
ve...

sahi öküzler konuşur mu?
konuşmaz,yani doğal olarak konuşmamalı..
ama söz konusu sen olunca-öküz bile konuşur mu konuşur oldu!

"sen" dediysem isim vermedim,herkes biraz alınsın üstüne istedim ;) 

ök(s)üz sevgili;
saygısı yoktur
sevgisi yoktur
empatisi yoktur
anlayışı yoktur
paylaşımı yoktur
vicdanı yoktur
şuuru yoktur
nezaketi yoktur
özverisi yoktur
düşüncesi yoktur
korkusu yoktur
terbiyesi yoktur
adabı yoktur
sözü yoktur
edebi yoktur
özü yoktur
YOKsundur!

O,
ister
gider
gelir
aramaz
arar
kaybolur
çıkar
sevmez
sever
ayrıyken sabahın körü arar
açmazsan söver
sinirlenir döver
aldatır
ağlatır
dinlemez
anlatır
BENCİLdir
YOKsundur
aslında YOKtur!!
hatta SUÇsuzdur!!!
o hayatınızdadır çünkü 
siz bir "rağmen ök(s)üzseversinizdir" ;)


 


ök(s)üz dost

vefası yoktur
iyi günü çoktur
zora gelmez
sıkıntı sevmez
söz vermez
empati yapmaz
canını sıkmaz
ararsınız açmaz
beklersiniz dönmez
vermez ama ister
işine gelir gelmez
işine gelir gitmez
aramaz
sormaz
vermez/alır
söz verir/gelmez
düşünülmek ister/düşünmez
paylaşmayı sevmez
anlatır/dinlemez
BENCİLdir
YOKsundur
aslında YOKtur!!
hatta SUÇsuzdur!!!
o hayatınızdadır çünkü 
siz bir "rağmen ök(s)üzseversinizdi" ;)




bunlar kısa tasvirler  ama bir ök(s)üz'ü analiz etmek için yeterli emareler ;)

şayet hayatınızda bu tasvirlerin en az 5ini ruhunda barındıran  biri varsa sakin olun,derin  nefes alın,kendinizi asla değersiz hissetmeyin,tartışmayın,uğraşmayın,çıldırmayın,en önemlisi DEĞİŞİR sanmayın!!ya olduğu gibi kabullenin ve şikayet etmeyin ya da acilen kanalı değiştirin ;)

ASL bir ök(s)üzden değişmesini,gelişmesini,idrak etmesini ve en önemlisi sizi anlamasını BEKLEMEYİN!
ya da 
zamanınız,nefesiniz ve boşa küreğiniz çoksa buyrun sevabına bir ök(s)üz BESLEYİN :)





SONSÖZ;bir öküz'ü değiştirmeye çalışmayın!değişen siz olursunuz ;) bırakın onu doğasına,altında buzağı aramayın!çünkü o sadece,ÖKÜZ..

BİL(EME)DİĞİN ÖK(S)ÜZLER VOL1

e

öküz; çift sürmekte,araba çekmekte kullanılan,etinden yararlanılan,iğdiş edilmiş erkek sığır ya da bir diğer anlamıyla bön,görgüsüz,yeteneksiz,şuursuz kimse. 

İnsan;dik duruşa, görece gelişmiş bir beyine, soyut düşünme yeteneğine, konuşma (dil kullanma) kabiliyetine, alet kullanma ve üretme becerisine sahip primat türü.
  
ikisi arasındaki insansı fark ise;evrimini tamamlayamayan,eksiklerini görmek istemeyen ,egosunu yenemeyen...başkalarını salak yerine koyarak içinde bulunduğu vahim halden kurtulacağını sanan yani gelişim ve değişim için çabası olmayan..
insansı görünmesine rağmen toplumda "insan" olarak hak sahibi olan "öküzümsü" şahsiyet :)

bu tasvirdeki kişiler hayatımıza kimi zaman dost,kimi zaman arkadaş,kimi zaman aşk hatta kimi zaman da akraba olarak katılırlar..sevgili ÖK(S)ÜZ lerimizdir onlar...

ÖK(S)ÜZdürler 
çünkü 
değer yargıları yoktur 
vefa duyguları yoktur
farkındalıkları yoktur
karakterleri yoktur
saygıları yoktur
sevgileri yoktur
hatırları yoktur
görgüleri yoktur
şuurları yoktur
gönülleri yoktur
dostları yoktur
aşkları yoktur
sözleri yoktur
SANRIDIRlar..YOKTUR onlar..
ÖK(S)ÜZDÜRler...

ne acı durumdur ki bu ök(s)üzlerin davranışlarına maruz kalan çoğu insan hatayı,kusuru,eksiği kendinde arar..kırılır,incinir,üzülür,kendini değersiz görür...binlerce buzağı arar ök(s)üz'ün altında sırf maruz kaldığı davranışları anlayabilmek adına!!

taa ki...
gönülde ipler kopana kadar ...


evet
bi yerden sonra insanlar kendilerine verilen değere alışıyorlar..
o değeri hak ettiklerini
sizin fedakarlık yapmak zorunda olduğunuzu,belki de kendilerine mecbur olduğunuzu düşünmeye başlıyorlar...

oysa yapılan herşey SEVGİDEN...

saygı yitiyor,hatır bitiyor,insan bir sabrediyor,iki sabredioyor,bin sabrediyor..kopuyor ipler..

KOPARTMAYIN...
ve unutmayın
bazıları sadece ÖKÜZDÜR!
onların altında buzağı aramayın ;)



18 Haziran 2011 Cumartesi

 

baba olmak zor zanaat!

belki bu yüzden son günlerde babalar çocuklarıyla çok iyi arkadaş...baba olmaya cesaretleri olmadığından belki de :)

dönüm noktasıdır baba olmak!

avuçta kaybolan o minicik elle başlayan..

iyi günde kötü günde

sonsuz sizi ayırana dek  :)

usul usul!uzun uzun bir yol baba olmak!

 eğer içinizi "o'na bir şey olacak" korkusu kemirmeye başladıysa

tebrikler! 

baba olduğunuz güne hoşgeldiniz :)

bu geceki uyku(m)dan önce düş siparişim,farkında olmadan çocuklarının kaderını çizen babalara dair;
dilerim

"zamansız gitmesin hiç bir baba bu masaldan!
çocuk hep dinlesin sözünü,baba hep okşasın başını..ölmesin kimse,kovalamasın kimseyi kötü kalpli cadı :)baba hep çocukluktan gelen misafir,çocuk hep baba(m) kokusunda kalsın güvende..büyümesin büyü bozumuna,bozulmasın  büyü"ilk kahramanın" çocuğa..".

AMİN :)

çünkü iyi bir "kız çocuğu"yum ben :)

tek bir laf bilirim

 "çocuklarına masallar yazmak her babanın görevidir.." herşeye rağmen :)
  
baba olmak sanıldığı kadar kolay değil..
mutlak yaşayan bilir ;)
o halde
sevgili bilen ve bil(e)meyenler;

kucak dolusu kutlu olsun hak edilen sevgiler :)

16 Haziran 2011 Perşembe

bir adam!

bir adam tanıyorum yavaş yavaş, hep meşgul..fonda hep master chef!
kendi kendime konuştuğum anlarda oynuyorum  kelimeleriyle ..tersten okuyup bir adamı,anlamlar yüklemeye çalışıyorum belki de!

ya beceremiyorum..ya  korkuyorum bulaşırsa renkleri elime!!

bir rüyası olmalı adamın!
yalnızca kendinin olduğu rüyası...namütenahi düşlerime ait!
gör(e)mediğim!
göster(e)mediği(n)..
adıma kurgulanmış  rüyası,içinde nefes alabildiğim harikalar diyarı..

sor(a)mıyorum!

bir adam tanıyorum yavaş yavaş...midesi dolu..

teklifsiz bir ısrarcı!
her an kalp ucumda duran siyah içinde kırmızı..

bir adam tanıyor(d)um yavaş yavaş...kelebekleri birbirinden karışık!
meşguldu..
durdu!
kurdu(m) saati kalb(im)e
ya duymadı
ya uyudu!

durdu(m).

bir adam..
yoksa
ömrü günlük 
bir adam
kelebek ömürlü mü!












14 Haziran 2011 Salı

ironiler bitti,sen de bit(me)..





"sen o kadar bir şey söylemeden gidersin ki; üstüne milyonlarca bir şey söylenir.."

oysa  ben bilirim,gitmeyi beceremediğinden  açık bırakırsın sonunu parantezlerin..

senden sonra bozuldu hayatın büyüsü...
artık eskisi gibi değil hiçbir şey...sanki senden sonra herkes üvey sevgili..

gitmeyi bilmeyen,kalmayı beceremeyen sevgilim...

Alice öldü o gece,dizlerinin dibinde...şimdi derdim gittiğin yer değil,engel olduğun benlerim!

 aylar oldu yaz(a)mıyorum yüzüne,yaz(a)madan yaşıyorum üstüme yığdığın aşkını...ayaklarım yerlerde!kocaman açık gözlerim...çarpa çarpa gerçeklere bulutların üstünde..
ve sen aşkınla  sıkıp boğazımı,ölme  diye yalvarıyorsun bana!!sahi...bu ben miyim karşında..harikalar diyarında sevdiğin!artık kordonu beyine bağlı cenin!!

sahi geceler boyu seyrettiğin rüyalar(ım)da hala var mı iki yıldız kuryuğuna bağlı hamak?cümlelerimi  istiyorum geri senden!görebiliyor musun nerdeler...illegal
aşklı cümleler!!
be çocuk!
sev(m)iyorum gitmiyorsun,söv(m)üyorum gitmiyorsun,ölüyorum gitmiyorsun...
yaz(am)ıyorum artık bizi!fark etmiyor musun?

hem yoksun hem var olmamı istiyorsun..."kalktığım yere kimse oturmasın,bekle beni"diyorsun!!

sen,sadece bencilliğin hafif kaldığı yerde başlıyorsun!!

kader(im)sen biliyorum bulursun beni..

ama okyanus düşlerimdeki çocuk şimdi serbest bırak kalbimi..
kelebeklerimi geri istiyorum mideme...yazmak istiyorum renklerimi yeni yüzlere!!

şu yazının haline bak!!dümdüz ve sıradan...ne yapmışsın bak bana!!ne hale gelmişim ben…izin ver gideyim kendime...
pes ettim,inan(m)ıyorum artık kadere!

hatırla son yağmuru !
sana yazılmış o koca defteri
ömür dolusu aşk(ım)la bıraktım geceyi...
şimdi sen bana sadece beni bırak..
o yazdırır bütün bahaneleri …

ironiler bitti,sen de bit(me)..
ve bekle(me) beni burda(yım)!

p.s."hiç yadırgamadım yüzünüinan çok tanıdık…gönlüme hoş geldinkusura bakma ortalık biraz dağınık.."(incir reçeli) ..bu not sana değil!!kendine olduğunu tahmin etmeyeceğini bildiğim,bendeki yerinin hala farkında ol(a)mayan birine.. üstüne alınması dileğimle ;)

23 Mart 2011 Çarşamba

uyu(ma)yan güzel

                                       
 ve onu kurtar(may)an  prensi..
çocukluk anılarım arasında dolanıyım dedim bu gece...
aklıma bu masal geldi
7 cüceli :) 
kırmızı elma ana fikri... 
ilham versin yedim elmayı
bir parçası boğazımda kaldı!
AŞK dedim!!!
geçmedi...
müsaitmisin demeden yerleşiverdi mideme...
hal hatır sor(a)madan daha
nereye bile diyemeden 
çıkıp gitti aniden...
yani
7 cüce görmedim ben
prens te öpmeye gelmedi
işte o an fark ettim
aşk bu!
ne yeminden anlıyor
ne ricayı sallıyor...
ara tonu yok!
ya yaşanıyor
ya yazılıyor! 

derken üç yıldız kaydı gönlümden

biri aşkın başına
diğerleri cadıya!
koptu yıldız kuyruğuna bağlı hamak 
uyumadık!
BÜYÜDÜK...
tam da o sırada vazgeçmiş olmalı prens aşkından..
gelmedi
öpmedi
yazık oldu prenses sana
hiç bir cüce yardım etmedi :)

O hep sevicek prensi
uyuyacak aşkıyla
üşüyecek düşleri
...

masalımızın acı fikri;

ya

yaşarsın 

ya 

yazarsın 

bir AŞK'ı...


ve 
gökten üç yıldız kaydı..
biri paramparça oldu 
ikisi çok şanslı.... 

p.s. ben ne zaman gözlerinin içine baksam biliorum ikimizi de aşar o kapının ardındaki masal...




28 Şubat 2011 Pazartesi

illegal sözyaşları(m)





illegaldir…
kokulara dair mutluluklar

fındıklı kahve aroması gibi!

ve ne zaman eskimiş bir koku duysa ezberin
ömrün geçer burnun direğinden …

illegaldir…
geçmişin cazip kokuları nefsine…
kimi vicdana yük eder kendini
kimi imha edip gider herşeyi …
biri yanında kalır diğeri kendini asmış! tavanda…

illegaldir…
hatıralar geçidi kokuların
sitem eden renkler kokar etrafın
itiraz edemeden sindirirsin hepsini…
en sevdiğin filmin hüzünlü  karesi gibi

fonda hep bildiğin şarkılar…
ve zamanla unutulan nakaratlar!

şarkı yeni baştan çalmaya başlar
sanki hiç unutulmadan söylenecekmiş gibi kokar…


işte o an ÖZLEMEK!dışında herşeye alışır insan…

ve kokular en çok o zaman can yakar…

geçmişten kalma
ve
tamamen 
 illegal!!

p.s. zamanla bunlar bir varmış  hiç yokmuş gelir burnuna...sadece "işte  zamanın "hiç'inde" bir kadın  hapsolmuş"dersin "illegal kokulara" :)