7 Kasım 2010 Pazar

gündüz gözüyle sev(m)iorum seni...



küçük bi oyun oynasak...

son gidişin olsa bu
ben de yaşa(yama)dığın son sevda... 

ya da
bi gece uyansam ben
her şey yoluna girmiş olsa... 

benim için yapar mıydın..?
geceleri bastıran sağanak yağışlı korkularımı alır mıydın mesela? 

bilmediğim şehirde kaybolmuş 
sessizce ağlıorum sanki!
bildiğim şehirde ise
seviorum!
çabamın sonuçsuz kalıcağını göre göre seni..

benim yerime affeder miydin peki...

bi zaman dokunduğun kadındım ben senin
bozuk sevişmelerin diil 
ya da 
sisli havada görmeden yanlışlıkla çarptığın biri...

sanki herkes olmak istemediği yerde şimdi...
peki!
sen yaşadığın yerde kal 
hatta sakın konuşma...

ben zaten "tıp" dedim
ve
oyun bitti!

3 Kasım 2010 Çarşamba

bi günlüğüne

 

 

cebinde taşısan bugünlük beni

çikolatalarla kavga etsek birlikte?her yer de batsın umurum diil! 

biraz doysak biraz acıksak hatta anlaşsak biraz...

döksek içimizi...her şeyi konuşsak
ya da  sadece 
sussak 
sarılıp...öylece!
dur(ma)sak..

ne istediğimizi bul(a)masak!

sokaklara atsak kendimizi sabaha karşı
bilmediğimiz yerlerde uyansak
düşünmeden
öylece 
kala kalsak!

unuttuklarını  hatırlatsam ben sana
bilmediklerimi anlatsan sen bana...
kafanın etini yercesine konuşsam!
ve sen 
bıkmadan dinlesen beni

yani
hayatına bi gün ara versen…
...sonra yine gidersin

olmaz mı?

için!

 bugüne kadar yanlışlarımın da doğrularım kadar arkasında durup sahiplendiğim in...                                                                                         

vazgeçtiğimde bunu cesurca söyleyebildiğim için...

yaparım dediğim her şeyin mücadelesini başarana kadar verebildiğim için
önüme getirilen merdivenlere kanmayıp gerçekten boyumun uzaması bekleyebildiğim için
kendilerini akıllı sanan aciz kullarını gerçekleriyle yüzleştirecek kadar kibirli olmadığım için
yalanları görsem de anlamazlıktan gelip istediklerini söyleyemeyenlere yardım edebildiğim için
birilerinin fikirleri ardına saklanıp kendimi olduğumdan farklı gösterecek kadar kolay olmadığım için
bilmediğim bir konuda dinlemeyi kabul edip öğrenmeyi isteyecek kadar dürüst olduğum için
gerçekleri saklamayı beceremediğim için
stratejik adımlarla ilerlemeyecek kadar özgüvenim olduğu için
çok konuşup az dinlenilen biri olmadığım için
kendini en akıllı sanan aciz kullarından olmadığım için
işler karıştığında sadece kendini sıyırıp kenara çekilenlerden olmadığım için
dostlarıma yan gözle bakmadığım için
hakkı yenileni her yerde kollayabilecek kuvvetim olduğu için
kollarımın sağlıklı olduğu ve istediğimde sarılabilecek kadar şefkatli olabileceğim için
duvarlarımın ardında her zaman başım dik durabildiğim için
vefa bilenin kıymetini anladığım için
kabul etmemin farkındalığına vardığım için
yardım etmeyi sevdiğim için
paylaşmayı bildiğim için
utanmayı unutmadığım için
kötüleri her zaman benden uzaklaştırdığın için
her duruma karşı hazırlıklı olmamı sağladığın için
bildiğim ve öğreneceğim her şey için..

teşekkür ediorum :)

arkadastık ayrıldık sevgili kaldık...



 "insan kedisiyle konuşmaya başladığında kimseyi duy(a)mayacak kadar sağırlaşıo"...

evvel zaman içinde kalburlaşmış yalanlardan yaratılmış düşümde,yürekteki beyindekiyle buluşmuş felsefe yapıoduk birlikte!hatta ego ve süper ego da bizimle!

işte böyle bi gecede,yürekteki beyindekine taşınmaya karar verince....
geçtim baktım karşıdan
ikisi de  komik ve çaresiz!
ya da 
sahi...
belki de
sendin bana masal gelen...
evvel zaman içinde!

 bi kadın varmış
ve saçlarına dokunmaya doyamayan bi adam misal.. yıldızlara teğet çatı katı evleri..ve seviştikleri upuzun geceleri...

hiç şikayet etmeden an'dan
gitmişler yaşayıp zamandan..

arkalarında  kalmış satırlar

aynı kitapta

birbirine dolanan..

işte öle eskiden ...çok ve çok eskiden 
bi adam varmış...aslına hiç uymayan...
ya da 
hiç yokmuş var sanılan...

öyle işte...

...arkadaslarmış...ayrılmılşar!sevgili kal(ama)mışlar...

BİTMİŞ.




2 Kasım 2010 Salı

aşka yüklenir cinayetler...






"unut(a)mamanın acısıdır nefret!"


karmaşıktır biraz  aşkın hikayesi!

incedir verilicek hesaplar...
bi daha aşık olma(ma)ya  yeminle kesilen cezalar...

kaç yıl verdiyse içteki hakim...katli vaciptir  sonrası...

aşk diil seçimdir hain!bilip...itinayla görmezden gelin!


 üstüne bi de
 çocukça küsün aşka...
aşkın da çoookkk umrunda...! 


so

YES or NO?sorusuna


 if  love means never having to say you're sorry ...

                            luckily have loved u :)

luckily

luckily


31 Ekim 2010 Pazar

akılda kal(a)mayan akıllı yazılarım


"bakkala gidiorum 10 yıla dönerim" magneti yapıştırıp buzdolabıma,bi kara parçasına binerek  uzaklaşsam diorum yazdıklarımdan :)


 sonra yaşadıklarım gelio aklıma...kıyamıorm!

planlar yapmıorum...ve saçmalıklara hırslanmıorm...yolların gittiği yerlere de düşman diilim artık bilakis heyecanlanıorm çıkmaz sokaklarda tüneller kazmaya...surprızlerden korkmaktan da vazgeçtim ve  hatta belki de alışıorm :)

büyüyo muyum ölüyo muyum ya da  hiç mi doğmadım daha?bil(e)miorum...

yüzlerce sayfa yazmıştım....hiç birini üstüme alın(a)mıorm..kimsenin beni üstüne alınmadığı gibi...mrk edıorm unuttuklarımı,hatırlamak iste(me)yerek oku(ya)mıyorum!sadakatsizlikle suçladığım kalbimi!geçmişsizlikle idam ediorum belkide!hafıza kaybına şahane bi rakkase yetiştiriorum!

neşeli hallerime aynada tuhaf bakan melankoliğe ise neyimle didişiorum diyip gülüp geçiorum!

başka hayatları öğrenirken şaşkın ördek ben,arkama bakma lüksüm birikio içimde!görmezden geliorum...görmeden gidiorum...

ben akılda kal(a)mayan akıllı yazılarıma acımıorm  artık,körler çarşısında ayna satmazken sağırlara da gazel okumuorm:)

dedim ya 

ya büyüyorum ya ölüorum ya da doğmadım hala :)















30 Ekim 2010 Cumartesi

04.00


insan!ruhun gepettosu...
dün vardı bugün yok...
bugün günlerden bi gün...günlerden: arefe yani...
kendini yeniden tasarlama vakti...

çizerken yazmak gelince akla...karıştı karakaleme kelime!kıyafet yazıp düşünce çizmek geldi içimden...kumaşı kesip  insanı dikmek! saçmalığı...

yaşamaktan/yaşlanmaktan korkmadan 'lütuf'lardan dertleri çıkartıp,üstüne'insan'ı ekleyesim geldi...o kadar!

saatleri geri alırken bu gece kendimi de geri almak istedim mesela!ya da çok sevip kaybettiklerimi...dağıttığım her yerden toplamak!ağaçtan topraktan buluttan!

"insan enerjisini sömürmenin/ruhları emmenin" bitiş saati!31ekim2010 :) belirlenen zamanda kaybedilen mis şeyler "tasarım saati uygulaması"adı altında geri alınıcak şekilde ayarlandı!

hazır renkler elimdeyken solmuş olanları  boyamak geldi içimden,kızgınlıktan ateş saçanlara 6H ile gölge vermek...çizgileri silikler vardı bi de!flu hatlı amorfiler...onlara dokun(a)madım renk almıcaklarını bildiğimden...sonra kendimi döktüm kağıda...sevdim/sövdüm/sildim/çizdim...

herşey hazırdı tasarıma;
ve
tek yapmam gereken yıldızlarıma sarılıp sabun kokularımla uyumaktı :)


p.s.duygusallık insanın nefsine zulmuyse!her alime bi zalim....her zalime bi alim!


son 10 dk!